Statements

Bulatlat: Susturulmayacağız

Devlet güvenlik güçlerinin kendilerini defalarca “devlet düşmanı” olarak damgalamalarına karşın, İlerici Enternasyonal Ağ üyesi Bulatlat halkı basın özgürlüğünü ve bilgiye erişimi savunmaya çağırıyor.
"N’inci kez kara listede olmamız şaşırtıcı değil. Ve n.inci kez diyoruz ki: Susturulmayacağız."
"N’inci kez kara listede olmamız şaşırtıcı değil. Ve n.inci kez diyoruz ki: Susturulmayacağız."

Geçen hafta, Bölgesel Komünist Silahlı Çatışmayı Bitirmek için Ulusal Görev Gücü'nün (NTF-ELCAC) icra direktörü Allen Capuyan, AlterMidya ve Bulatlat'ında içinde olduğu bazı medya kuruluşlarının, komünist grubun propaganda mekanizmasında olduğunu ilan etti.

1 Aralık'ta senatodaki duruşmada yasanan kara liste çılgınlığı, NTF-ELCAC'ın Bulatlat'ı, diğer alternatif medya kuruluşlarını ve Filipinler Ulusal Gazeteciler Birliği'ni (NUJP) "komünist cepheler", "teröristler" ve "devlet düşmanları” olarak damgal ladığı ilk olay değildir. Güvenlik gücü sözcüleri ve yetkilileri, sosyal medya hesaplarını kullanarak rutin olarak bu tür uygulamalara başvurmaktadır.

Filipin Senatosundaki bir dizi duruşma, 1950'lerde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Joseph McCarthy’nin asılsız iddialarını hatırlatıyor. ABD Senatosu daha sonra McCarthy'nin pervasızlığını kınadı ve davranışını "senatoryal geleneklere aykırı" olarak nitelendirdi. McCarthy gibi, Capuyan ve sözde hükümet tanıkları herhangi bir delil sunamadılar ama ne yazık ki Senato bu tür yalanlar ve dezenformasyon için kendisinin bir platform olarak kullanılmasına izin veriyor.

Gloria Macapagal-Arroyo'nun yönetimi sırasında, ordunun Düşmanını Tanı powerpoint sunumunda ve sırasıyla 2002 ve 2003'te yayınlanan sözde komünist cephelerin listesi olan Trinity of War'da Bulatlat'ı da dahil ettiğini unutmayalım. Duterte yönetimi altında, editörümüz Danilo A. Arao, çılgın bir hayal gücünün ürünü olarak ortaya çıkan 2019 Oust Duterte matrisinde adı geçen isimler arasındaydı.

NTF-ELCAC’ın küstahça kara listeye alması, Duterte yönetiminin mesleğimizi itibarsızlaştırma girişimlerinin en sonuncusudur. Son dört yıldır yönetimin kötü insan hakları sicilini, son zamanlarda COVID-19 salgınını önlemedeki yetersizliğini ve yakın zamandaki güçlü tayfunların ardından ortaya çıkan tabloya karşı etkisizliğini ifşa ettiği için, Duterte ve yardakçıları gerçeği söyleyenleri devletin düşmanı olarak görüyor.

ABS-CBN, Rappler ve Philippine Daily Inquirer'a karşı saldırılara benzer biçimde, alternatif medya uygulayıcılarına karşı terörist etiketleme, uydurma suçlamalarda bulunma ve diğer taciz biçimleri Filipinli gazetecileri susturmayı amaçlamaktadır. Duterte yönetimi umutsuzca Filipin medyasını bir iktidar sözcüsü haline getirmek istiyor. Onlar, olayların sadece yönetimden yana olanları yayınlayan, "o dedi, şu dedi" türü, gerçeği saptıran, halkın kafasını karıştıran ve sorumlu gazetecilik standartlar ve etik kurallarına aykırı hikayeler yayınlayan yazan bir gazetecilik istiyorlar.

Bizi kara listeye alanların "Bizimle değilseniz, bize karşısınız" sloganı çok çarpık ve mantıksız. Medyanın rolü, özellikle iktidardakiler tarafından yapılan suçların bekçisi olarak hizmet etmektir. Filipin tarihindeki kriz dönemlerinde, bu tür bir rol halk karşıtı yönetime ve baskıya karşı mücadelede hayati önem taşıdı.

Bağlılığımız gerçeğe bağlıdır. Böyle bir gerçeğin iktidardakilerin canını yakması, bağımsız ve korkusuz gazeteciliğin geçerliliğini daha da onaylar. Bulatlat'ta, alternatif ve ana akım medyadaki meslektaşlarımızla birlikte görevlerimizi yerine getirmeye devam edeceğiz, çünkü Filipin halkı dahafazlasını hak ediyor.

Susturulmayacagız. Yaklaşık 20 yıllık varlığımızda, devlet güvenlik güçleri bizi “devlet düşmanı” olarak damgaladığında, gazetecilerimiz gözetim altına alındığında ve web sitemiz büyük siber saldırılara maruz kaldığında, Bulatlat asla tereddüt etmedi.

Ayakta kalma nedenimiz. Marjinalleştirilenlerin ve ezilenlerin mücadeleleri sona ermedi ve onların seslerini yükseltme çabamıza bu tiranlık döneminde daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.

Bulatlat ve çeşitli alternatif medya kurumları n.inci kez kara listeye alınırken, Duterte’nin gazetecileri ve insan hakları savunucularını devrimci gruplara bağlama politikası şimdi daha büyük tehlikeler oluşturuyor, çünkü cesaretlendirdiği şiddet ve cezasızlık iklimi daha önce görülmemiş bir durum.

Halkı basın özgürlüğünü ve bilgiye erişim hakkını savunmaya çağırıyoruz. Bizden öncekilerin uğruna savaşarak zorla kazandığı özgürlüğü koruyalım.

Help us build the Wire

The Wire is the only planetary network of progressive publications and grassroots perspectives.

Since our launch in May 2020, the Wire has amplified over 100 articles from leading progressive publications around the world, translating each into at least six languages — bringing the struggles of the indigenous peoples of the Amazon, Palestinians in Gaza, feminists in Senegal, and more to a global audience.

With over 150 translators and a growing editorial team, we rely on our contributors to keep spreading these stories from grassroots struggles and to be a wire service for the world's progressive forces.

Help us build this mission. Donate to the Wire.

Support
Available in
EnglishGermanSpanishFrenchPortuguese (Brazil)Italian (Standard)HindiPortuguese (Portugal)Turkish
Translators
Mehmet Taş and Ender Akay
Date
10.12.2020

More in Statements

Statements

Diab: Debt Justice Is an Internationalist Project

Receive the Progressive International briefing
Privacy PolicyManage CookiesContribution Settings
Site and identity: Common Knowledge & Robbie Blundell