"Marx’ı okuduk, Mao’yu okuduk, Fidel’i okuduk. Fakat Chungi’ye geldiğimizde, bu isimleri hiç duymamış insanların Marx'ı tanıdığını gördük. Marx'ı yaşıyorlardı."
— Dr. Alia Haider
Bir kargaşa zamanı açlıkla yönetilen
Şehirlere geldim.
Kıyamet zamanı insanlarla birlikte sığındım
Ve daha sonra ayaklanmalarına katıldım.
— Bertold Brecht
29 Kasım 2019’da öğrenciler Pakistan’daki elliyi aşkın şehirde yürüdü. On yıllardır yükselen ilk öğrenci kitlesi olan Öğrenci Dayanışma Yürüyüşü’nde; öğrenci sendikalarının eski haline getirilmesi, ücret artışlarının son bulması ve kampüslerin askerlerden arındırılması talep edildi. Haqooq-e-Khalq Hareketi (HKM), işçi sendikaları ve köylü organizasyonlarının desteğiyle Öğrenci Eylem Komitesi tarafından düzenlenmiştir. Binler sokaklara indi. Günler içerisinde devletten yanıt geldi. HKM kurucusu Ammar Ali Jan ve işçileri sendikaya kaydeden Farooq Tariq da dahil olmak üzere organizatörlere karşı isyana teşvik cezaları için davalar açıldı. Ali Jan, Lahor Komiser Yardımcısı tarafından “kamu güvenliğine tehdit” olarak açıklandı ve sömürge çağı Kamu Düzeninin Sağlanması Yönetmeliği’ne göre gözaltına alındı.
Yürüyüş bazı kazançlar elde etti. Bir eyalet öğrenci sendikalarındaki yasağı kaldıracağını bile duyurdu. Yine de eyaletin yanıtı, Pakistan'ın mevcut politik mimarisi dahilinde hareket politikasının sınırlarını ortaya çıkardı. Temyizler genel anlamda cevapsız kaldı. Protestolar şişti, ardından dağıldı. İsyana teşvik cezaları kalmakta ve eyalet baskısı her yeni protest dalgasıyla devam etmektedir. Böyle bir çıkmazla karşılaşan bir hareket, reformizmin hatalı konforlarına başvurabilir. Ya da görevini ciddiye alabilir ve taktiklerini, stratejilerini ona güç veren teorilerini yeniden değerlendirebilir ki bu; bugün için yeni taslak planlar oluşturmak üzere eskiyi kazarak bir arkeolog olması için aktivisti zorlayan bir süreçtir.
HKM için bu çıkmaz, bir karar anı oldu. Yıllarca öğrenci hareketi Pakistan toplumunun zengin tabakası tarafından domine edildi; yüksek öğrenim Pakistan işçi sınıfı ve köylü sınıfının ulaşımına büyük ölçüde uzak kaldı. İşçilerin yaşamlarının gerçek koşullarından bağımsız bir politika, Pakistan toplumunun yüzleştiği derin yapısal zorlukları çözümlemede çok az bir yol katedebilir. Pakistanlılar için onurlu bir yaşam sağlamak için gereken dönüşüm yukarıdakilerle sağlanamaz; ülkenin işçi ve köylü sınıfları tarafından ve bunlar için oluşturulmalıdır. Bu fark ediş, hareketin düzenleyicilerini Ocak 2023’te Lahor’daki fakir bir işçi sınıfı mahallesi olan Chungi Amar Sidhu’nun çamurlu sokaklarına ve buradan da yeni bir politik organizasyonun oluşumuna taşıyacaktı.
İşte bu Haqooq-e-Khalq Hareketi’nin nasıl bir insan hakları partisi olan Haqooq-e-Khalq Partisi’ne (HKP) dönüşümünün öyküsüdür. HKP; Pakistan’ın dönüşümünün yalnızca mevcut kurumlarına hitap etmekten değil, çalışan insanlarının kendi politik taleplerini yaratabileceği ve geliştirebileceği popüler gücün alternatif yapılarını inşa etmeyi gerektirdiğini fark etmesiyle ortaya çıkmıştır. Baskı altında tutulanlar için bir hareket değişim getirmeyecekti; gerekli olan, ortak hedefleri somutlaştırıp geliştirebilen baskı altındakilerin yeni bir hareketiydi.
Pakistan’da politik manzara, işçi sınıfını anlamlı herhangi bir katılımdan sistematik olarak dışarıda tutarken; güç için yarışan ordu, feudal lordlar ve arabulucu kapitalistlerin yani yöneten sınıfın farklı bölümlerinin bulunduğu dikkatle seçilmiş bir “himaye makinesi”dir. Bu dışarıda tutma, alt kıtanın bölünmesinden bu yana ortaya çıkmış ve evrilmiş gücün maddi düzenlemelerinde köklenmiştir ve yapısaldır. Sömürgeci yönetimden miras kalan ve daha sonra askeri-bürokratik yapılar vasıtasıyla geliştirilen Pakistan devlet teşkilatı, öncelikle rekabet eden elitlerin ilgi alanları arasında arabuluculuk hizmeti gerçekleştirirken sömürünün temel mimarisini sürdürür.
Burada çağdaş sosyal aktivizmin hem reformist hem de tamamen insani yaklaşımları temel sınırlandırmalarını ortaya çıkarmaktadır. İşçi sınıfını gücün dışında tutmak üzere tasarlanmış bir devlet, uzun ömürlü bir değişim sunan şekillerde olmadıkça cezbedici olamaz. Ayrıca insani gayretler düzenlemek biraz rahatlama sağlayabilse de bu türden müdaheleler, yoksulluk ve baskının sistemik çoğaltımını karşılayamaz. Bu sınırlandırmaların fark edilmesi, devrimsel alternatiflerin takibinde Pakistan karşıtlığının politik mimarisinde uzun süre baskın olan hükümet dışı organizasyonun veya reformist hareketin politikalarından uzaklaşmak için objektif koşulları yaratır.
Böylece HKP'nin oluşumu, Pakistan'ın seçim arenasına giren başka bir siyasi partiden fazlasını ifade eder. Çalışan kitleleri nihai yönetim görevine hazırlarken, bu kitlelerin isteklerini oluşturabilen ve geliştirebilen bir politik organizasyon yaratma girişimi kurar. Geçmiş politik stratejilerin eski çıkmazlarını kırmak için bilinçli bir çaba da sunar. Ammar Ali Jan "Pakistan solunda ya 'dünyadaki herşey ve solun geçmişinde meydana gelmiş olan herşey yanlıştır’ diyen anarşist tipleriniz vardır ya da nostaljik olanlarınız” demişti. Parti, Pakistan işçi sınıfına ciddi biçimde kök salmış yeni bir politik araç oluşturarak her iki eğilimin de üstesinden gelmeye çalışmıştır.
Pakistan’da Komünizm Mücadelesi
Pakistan’ın sol kanat politik geleneği, mücadeleci seferberlik ve sosyal dönüşüm için istekli vizyonlar tarafından karakterize edilen bir dönem olan 1960’lar boyunca zirvesine ulaşmıştır. Bu dönem feodalizm, kapitalizm ve neo kolonyal bağımlılığın birbiriyle bağlantılı zorluklarını ele almak için sağlam stratejilerin gelişimi ile küresel kapitalist yapılar dahilinde, Pakistan'ın konumuna dair sofistik analizlerin ifadesini görmüştür.
Ancak 1980’lere ve 1990’lara kadar bir zamanlar hemen beliren sosyalist alternatif büyük ölçüde dağılmıştı. Bu dönüşüm, politik mücadelenin çatışma ortamını temel olarak yeniden şekillendiren hem küresel hem yurtiçi güçler tarafından kullanılan bir ikili saldırı göstermiştir. Küresel olarak Sovyetler Birliği’nin nihai çöküşü, dünya çapında sosyalist hareketler için süresi uzatılmış bir kışa rehberlik ederek ideolojik ve maddi bir desteğin hayati önemini çekip atmıştır. Yurtiçinde Pakistan'ın yöneten sınıfları, işçi sınıfı politik organizasyonunu etkin biçimde sıfırlayan oy birliğiyle seçimin giderek artan bir sofistikeye sahip stratejilerimi geliştirmiştir.
Bu oy birliğiyle seçim stratejileri, işçileri ve köylüleri popüler güce anlamlı bir şekilde katılımından uzaklaştırmak için tasarlanmış "büyük bir himaye mekanizması" aracılığıyla işliyordu. Doğrudan çatışmanın yanı sıra, devlet teşkilatı daha karmaşık bir oyunda da ustalaştı: Halkın hoşnutsuzluğunu absorbe edip, yerel güç simsarları tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilen müşteri ilişkilerine dayalı ağlara yönlendirmek. Bir şeylerin yapılabilmesi için popüler organizasyonu aşındıran bir politika olarak, doğru kişilere para ödenmesi veya başvurulması gerekiyordu.
Bu süreçte şekillenen Pakistan devleti, birbiriyle rekabet eden ancak yine de uyumlu yönetici sınıf çıkarlarının karmaşık bir ağını yansıtıyordu. Kapitalist, feodal ve neo kolonyal unsurlar yüzeyde daimi bir çelişki içinde bulunurken; sömürü ve dışlama sistemlerinin korunması etrafında altta yatan bir birliği sürdürüyordu. Bu düzenleme, Pakistanlıların karşı karşıya kaldığı koşullarda karşılık gelen bir değişiklik olmaksızın, makam sahiplerinde sık değişiklikleri provoke etti. Askeri-bürokratik teşkilat değişen koşullara uyum sağlarken, politik çatışmaların nihai hakimi olarak işlev görmeye ve kral yapıcı rolünü sürdürmeye devam etti.
Solun bölünmesinin sonuçları, organizasyonel gerilemenin ötesine uzandı. İşçi sınıfı hareketleri çökerken, sağcı güçler boşluğu doldurdu. Bu durum, Güney Asya’daki gelişmeleri yansıtıyordu. Mumbai'de Shiv Sena, komünist tekstil sendikalarının yerini almıştı. Batı Bengal'de eski komünist kaleler, Hindu üstünlüğünü savunan Bharatiya Janata Partisi'ne (BJP) oy vermeye başlamıştı. Bu analiz, HKP'nin stratejik yönelimini en başından itibaren şekillendirdi. Parti, sosyal hareketlerin ilerici politikalara yönelmesi gerektiği yönündeki yaygın varsayımı reddetti. Bunun yerine bir hareketin politik içeriği; çeşitli formlar alabilen ve çeşitli ideolojileri temsil edebilen, kitlelere kök salmış organizasyonlar tarafından tanımlanır. Pakistan için ders açıktı: Toplumsal bir patlamayı beklemekten daha önemli olan; toplumsal bir ayaklanma veya devrimci bir durum ortaya çıkmadan önce kurumlar inşa ederek ve işçi sınıfı arasında varlığını sürdürerek organizasyonel çalışmayı yapmaktı.
HKP işte bu bağlamda şekillendi. Parti yapılanması için Chungi'nin seçilmesi bu tarihsel bilinci yansıtmaktadır. HKP'nin kurucuları, uzun zamandır muhalif politikanın alanı olan entellektüel veya öğrenci çevrelerinde solu yeniden inşa etmeye çalışmak yerine; devrimci politikayı Pakistan'ın en ezilmiş insanlarının deneyimlerine dayandırmanın gerekliliğini fark ettiler. Bu, önceki solun bölünmesine ve izolasyonuna katkıda bulunan kalıplardan bilinçli bir ayrılışı ve Pakistan'ın radikal politik hareketinin uzun zamandır kaybolmuş geleneklerini yeniden canlandırma girişimini simgeliyordu.
HKM'nin HKP'ye dönüşümü çok sayıda aşamadan geçti. 2019 öğrenci seferberlikleri ve bunu izleyen devlet baskısı sonrasında, HKM'nin bir hareket olarak kalması mı yoksa bir parti olarak resmileşmesi mi gerektiği sorusu yoğun iç tartışmalara konu oldu. 2020'de Pakistan'ı vuran Kovid 19 pandemisi cevabı hızlandırdı. Devlet, çalışan toplulukları virüse ve getirdiği ekonomik yıkıma terk ederken; HKM, gıda yardımı kampanyaları, sağlık kampları ve aşı farkındalığı kampanyaları düzenledi.
Chungi'de ekonomik kriz çalışan aileleri etkileyince, okullar öğrenci kayıtlarında yüzde on beşlik düşüş bildirdi. HKM; kitap kampanyaları düzenledi, uluslararası bağışlar düzenledi, burslar sağladı, yaz kampları kurdu ve okulu bırakmış çocuklar için ücretsiz bir akşam okulu yürüttü. Bu deneyimler, 2019'daki çıkmazın da gösterdiği gibi hareketin kurumsal bir yapıya ihtiyacı olduğunu doğruladı. Mart 2022'de Lahor'da şehrin ve çevresindeki bölgelerin çalışan insanlarını bir araya getiren kitlesel bir toplantıda, HKM siyasi bir parti olarak kaydolacağını ve seçimlere katılacağını duyurdu. Parti, Kasım 2022'de Pakistan Seçim Komisyonu'na resmi olarak kaydoldu. Ocak 2023'te Ammar Ali Jan ve küçük bir grup organizatör, partinin tabanını oluşturmaya başlamak için Chungi'nin çalışan topluluklarına girdi.
Chungi'nin stratejik önemi, Lahor'un daha geniş kentsel coğrafyasındaki konumunu kapsamak amacıyla demografik karakteristiklerinin ötesine uzanmaktadır. Pakistan'ın askeri ve profesyonel elitlerinin yaşadığı Savunma Konut İdaresi (DHA) bölgelerine çok yakın bir konumda bulunan Chungi, orada yaşayanların hayatlarını kısaltan vahim koşullarla Pakistan toplumunu tanımlayan sınıf çelişkilerini göstermektedir. Örnek olarak, HKM organizatörleri Chungi ve etrafındaki mahallelerde bulunan su kaynağını test ettiklerinde kanalizasyonla kirlenmiş olduğunu fark ettiler. Komşusu olan Shareef Pura’da partinin Pencap'taki sağlık sekreteri Dr. Alia Haider, ücretsiz sağlık kampları gerçekleştirirken bir örneği fark etti. Genç bir kadın checkup için ona geldi. Dr. Haider kadının görünümünden dokuz veya on yaşında olduğunu düşündü. Kadın on yedi yaşındaydı. Bu bir anomali değildi. Komşu yerleşimdeki çocuklar büyüme geriliği gösteriyor, kararmış dişler ve şişmiş diş etleri sergiliyordu. Kadınlar sıkça düşük ve ölü doğumlar bildiriyordu.
HKP, üç yüz haneden kan, su ve toprak örnekleri almak üzere bir öğrenci ekibi kurmuş olan, Pencap Üniversitesi'nde kanser biyoloğu ve parti üyesi olan Dr. Nousheen Zaidi'yi görevlendirdi. Sonuçlar yıkıcıydı: Shareef Pura sakinlerinin yüzde elli ikisi anemikti; yakınındaki kurşun içeren hurda metallerin eritildiği demir dökümhanelerinin bulunduğu Shadipura'da çocukların yüzde seksen ikisi anemiden muzdaripti ve kadınların yüzde otuz altısı düşük yapmıştı. Shadipura'daki toprağın kurşun içeriği milyonda 22.900 parçaya ulaşmıştı; bu, Birleşik Devletler Çevre Koruma Ajansı'nın çocukların dışarıda oynamasını yasakladığı seviyenin neredeyse altmış katıydı. Dr. Zaidi'nin ekibi bulgularını Su ve Sanitasyon Kurumu'na (WASA) sunduğunda, kirliliğin WASA'nın yetki alanına girmediği söylendi. Ardından ekip WASA'ya kurşun katılmış, markalı şişe su örnekleri gönderdi ancak devlet laboratuvarları bu suları temiz ve güvenli olarak açıkladı.
Kurşun krizi, HKP'nin parti oluşumuna yaklaşımı için paradigmatik bir örnek teşkil etti. Kurdukları sağlık kampları semptomları tedavi ederken, bu topluluklardaki işçi sınıfının yaşam koşulları ve onları destekleyen şirket ve devlet suç ortaklığı zinciri hakkında politik bilgiler üretecekti. Parti bu bilgileri; su arıtma filtreleri, toprak iyileştirme ve çevre düzenlemelerinin uygulanması gibi taleplere çevirdi ve devletin hesap verebilirliğini sağlamak için yasal mücadeleler hazırlamaya başladı. Bu metodoloji açıkça feodal, sömürgeci ve emperyalist yapılar altında yaşamın somut zorluklarını ele almak için köylüleri, entellektüelleri, kadınları, işçileri ve gençleri bir araya getiren koalisyonlar vasıtasıyla kitle hareketlerinin meydana geldiği Küba ve Çin'deki başarılı devrimci deneyimlerden yararlandı. Bir HKP organizatörü olan Dr. Alia Haider şöyle demişti: "Marx'ı okuduk, Mao'yu okuduk, Fidel'i okuduk. Ama Chungi'ye geldiğimizde, bu isimleri hiç duymamış insanların Marx'ı tanıdığını gördük. Marx'ı yaşıyorlardı."
Hareketten partiye geçiş, dış temsilin tek başına işçi sınıfının öznelliğini uyandıramayacağının veya çalışan insanların popüler öncülüğünü yeniden oluşturamayacağının anlaşılmasını yansıtıyordu. Ali Jan şöyle ifade etmişti: "Pakistan işçi sınıfı, bağımsız bir politik özne değildir. Çıkarlarını savunamayan bir yokluk halindedir." İşçi sınıfını uyandırmak için "devrimin öznel faktörü olan partiyi, bunun gerektireceği tüm sabır, tutarlılık ve cesaretle" inşa etmek gerekiyordu.
Bu kuramsal çerçeve, siyasi partilerin sınıf çıkarlarını temsil etme araçları olarak Marksist analizinden yararlanır. Kapitalist toplumlarda genelde işçi sınıfını temsil eden siyasi partiler bulunmaz; bunun yerine yöneten sınıfın çeşitli bölümlerini temsil eden çok sayıda parti vardır. İşte bu yüzden işçi sınıfını temsil edecek bir parti kurmak zorunludur. Böyle bir partinin tarihsel görevi; işçi kitlelerinin isteklerini içermek, geliştirmek ve ilerletmektir. Bu türden organizasyonel araçlar olmadan işçi sınıfının politik faaliyeti bölünmüş olarak kalır ve sonunda da burjuva siyasi mantığına tabi olur. Parti; dağınık bireysel sömürü ve direniş deneyimlerinin, tutarlı bir politik strateji ve toplu eyleme sentezlenebileceği kurumsal mekanizma görevi görür.
Bu teorik içgörülerin pratik uygulaması; acil topluluk ihtiyaçlarıyla bağlantıyı korurken uzun vadeli politik çalışmayı sürdürebilecek stratejiler geliştirmeyi gerektiriyordu. Örnek olarak HKM'nin ilk faaliyetleri; sokak temizliği ve kanal bakımı için topluluk hareketi vasıtasıyla sanitasyon krizlerini ele almaya odaklanmıştı. Bu girişimler çok sayıda işlev sağladı: Acil maddi iyileştirmeler sağlamak, toplu eylemin potansiyelini göstermek ve politik tartışma ve eğitim için alanlar yaratmak.
HKP'nin yaklaşımı; insanları acil topluluk ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde organize edebilecek yapılar inşa etme süreci olan kurumsallaşmayı, politik eğitim ve seferberlik ile bütünleştirir.
Dr. Alia Haider liderliğinde, 2022 yılında kurulan haftalık sağlık kampları bu yaklaşımın bir örneğiydi. Bu girişimler, işçi sınıfı topluluklarının karşı karşıya kaldığı koşulların sadece insani yardım çabalarıyla giderilemeyeceğinin fark edilmesinden doğdu. Dr. Alia şöyle açıklamıştı: "Ücretsiz sağlık kamplarımızın ilkini organizeye başladığımızda, işçi sınıflarının karşı karşıya kaldığı yıkımın bir hareket olarak onlara yardım etme kapasitemizin ötesinde olduğunu gördük. Bu yüzden de bu insanları desteklemek için yalnızca altyapı geliştirmekle kalmayıp, bir dayanışma politikası da üretmemiz gerekiyordu."
Ağustos 2023'te Khalq Kliniği'nin açılması, bu süreçteki önemli bir ilerlemeyi işaret ediyordu. Lahor’daki işçi sınıfı mahallelerinde ücretsiz sağlık kampları kurdu. Temel bakım sağlamanın ötesinde, kliniğin politik bir amacı da vardı: Toplumu bireysel kazanç yerine, toplu refah ilkelerine göre organize etmenin mümkün olduğunu kanıtladı. Küba büyükelçisinin kliniğin açılış törenine katılması, bu yerel çabaları sembolik olarak tıbbi enternasyonalizm ve sosyalist yapılanmanın daha geniş gelenekleriyle ilişkilendirdi.
Partinin eğitim girişimleri benzer bir mantığı izledi. Chungi'de HKP; İngilizce, bilgisayar okuryazarlığı, finansal yönetim ve işletme dersleri sunan beş meslek okulu kurdu. Bu programlar hem Chungi'deki işçilerin hem de HKP ile organize olan üniversite öğrencilerinin bilincini yükselten politik eğitim alanları yaratırken, acil beceri geliştirme ihtiyaçlarını da karşıladı. Şubat 2024’ün seçim kampanyası, bu organizasyonel yaklaşımları test etme ve genişletme fırsatları sundu. Aralarında karmaşık seçmen kayıt süreçlerini yöneten on yedi yaşındaki meslek okulu mezunlarının da bulunduğu yedi yüz kampanya çalışanının seferber edilmesi, partinin yerel liderlik ve yönetim kapasitelerini geliştirme başarısını kanıtladı.
Kampanya çok sayıda seçim merkezinde sadece 2.174 oy almasına rağmen, HKP’nin liderliği bu sonuçları daha geniş stratejik hedefler dahilinde doğru bir şekilde yorumladı. Kampanya; örgütsel kapasiteyi genişletme, topluluk ilişkilerini derinleştirme ve alternatif politik yaklaşımların mümkün olduğunu gösterme gibi temel amaçlarına ulaşmıştı. Sadece seçim kampanyaları sırasında mahalleyi ziyaret eden ana akım partilerinden farklı olarak, HKP kalıcı bir varlık sağladı ve faaliyetlerini genişletmeye devam etti.
Partinin işyeri organizasyonundaki başarısı, organik işçi sınıfı liderliğinin geliştirilmesinin önemini gösterdi. Bu sürecin kilit ismi Baba Latif Ansari idi. Baba Latif eğitimini tamamlamamıştı. Mütevazı bir geçmişten geliyordu ve mücadele anlayışını yeniden tanımlamadan önce dini bir aktivist olarak başlamıştı; "cihad"ı işyeri adaleti şeklinde yeniden yorumlamıştı. 2003’te sanayi işçilerinin sömürülmesine karşı mücadele etmek için İşçi Ulusal Hareketi'ni kurdu. 2014’te fabrika sahipleri kendisine suikast girişiminde bulundu fakat hayatta kaldı. HKP'nin Pencap şubesinin başkanı olana kadar güçlü bir sendika lideri ve Pakistan'daki işçi sınıfının en önemli seslerinden biri haline gelmişti.
Baba Latif ile beraber, Chawla fabrikasından ikinci bir organik lider çıktı: İşçi ve din adamı olan Maulana Shahbaz. Chawla fabrikası mücadelesi temel bir skandalla başladı: Yasal asgari ücret otuz iki bin Pakistan rupisi iken, işçiler ayda on altı bin Pakistan rupisi (yaklaşık altmış ABD doları) alıyordu. İşçiler ne yapacaklarını bilmiyordu. HKP devreye girdi ve daha yüksek bir ödeme için organize olmak üzere işçilerle çalıştı. Sonraki bir hükümet müdahelesi maaşları yirmi üç bin rupiye çıkardı; 2001'den bu yana gerçekleşen en büyük artıştı. Hükümet otuz yedi bin rupilik yeni bir asgari ücret açıkladığında, diğer bir başka eğitim ve organziasyon turu bunu izledi. Shahbaz lider bir ses olarak ortaya çıktı ve Temmuz 2024'te diğer fabrikalardan işçilerle birlikte HKP'nin Kot Lakhpat'taki ilk işçi konferansında konuştu. Ertesi gün işinden kovuldu. Beş dakika içinde işçiler üretimi durdurdu ve dayanışma içinde yürüdüler; bölgede her bakımdan tahmin edilemeyecek bir eylemdi.
HKP bunların ardından üç cephede eş zamanlı mücadele etti: İşçilerin fabrikadaki oturma eylemini sürdürmek, sahibinin toplu tahliye girişiminden sonra kaldıkları yurtları savunmak ve müzakereleri zorlamak için yeterli medya ve kamu baskısı oluşturmak. Sonuç beklentileri aştı. Kıdem tazminatı olarak yirmi üç bin rupi asgari ücret teklif edilen işçiler, hizmet sürelerine bağlı olarak iki yüz bin ile bir milyon rupi (yaklaşık yedi yüz ila üç bin altı yüz ABD doları) arasında bir tazminat aldılar; Jan bunu "en azından yetmişlerden beri sanayi bölgesindeki en büyük altın el sıkışma" olarak tanımlıyordu.
Chawla'nın zaferi hızlı bir genişlemeyi tetikledi. 2024 ortalarına kadar parti organizasyon Gujranwala ve Faisalabad'a yayılarak Lahor'daki sekiz ila on fabrikada aktif oldu. Gujranwala'daki tekstil fabrikalarında haftalarca süren grevler, yerel otoriteleri ücret kesintilerini geri alan anlaşmalar yapmaya zorladı. İşçilerin "İş verin ya da öldürün!" ("Kam do ya jaan do!") sloganlarıyla sanayi koridorlarını kapattığı Faisalabad'da fabrika sahipleri, kapıları zincirleyip ücretleri dondurarak üç yüzü aşkın fabrikayı iş bırakma eylemiyle kapattı. Ardından bir iş mahkemesi iş bırakma eylemini yasadışı ilan etti.
Ekim 2024'teki Jhang Kissan Konferansı, HKP'nin Pakistan'ın sınıf yapısının kırsal boyutuna yönelişini simgeliyordu. Yirmi altı küçük köylü organizasyonundan oluşan bir ağ ve uluslararası köylü hareketi La Via Campesina'nın tek Pakistanlı üyesi olan Pakistan Kissan Rabita Komitesi (PKRC) ile birlikte organize edilen konferans; Pencap ve Sindh'den binlerce küçük çiftçiyi, topraksız köylüyü, tarım işçisini, sendikacıyı ve genci bir araya getirdi. Kalabalığa hitap eden Baba Latif Ansari şöyle bir uyarıda bulundu: "Atalarımızın toprakları, geçim kaynağımız ve kimliğimiz tehlikededir. Kurumsal tarım yalnızca topluluklarımızın sömürüsüne, yerinden edilmesine ve yıkımına yol açacaktır. Bizler insanları besleyen bu ulusun omurgasıyız ve seslerimizi duyurmanın vakti geldi."
Konferans, tarım reformu için yirmi üç maddelik bir programı benimsedi. Talepler acil olanlardan oluşuyordu: Buğday, pamuk, şeker kamışı, pirinç ve mısır için asgari destek fiyatlarının belirlenmesi; buğdayın doğrudan çiftçilerden satın alınması. Yapısal olanlar da şunlardı: Kurumsal tarıma son verilmesi ve devlet ile özel mülk arazilerinin köylüler, küçük çiftçiler ve topraksız kırsal nüfus arasında dağıtılması; özel sektörün yerel üreticilerle rekabet halinde tahıl ithal etmesine ve piyasaya sürmesine izin veren politikalardan vazgeçilmesi; IMF ve WTO öncülüğündeki açık piyasa politikalarına son verilmesi; sulama sisteminin yeniden yapılandırılması ve küçük çiftçiler için elektrik ücretlerinin birim başına on rupi olarak belirlenmesi. Program, çiftçi organizasyonunun binlerce aileyi topraklarından çıkararak kurumsal çıkarlara hizmet etmekle suçladığı hükümetin Yeşil Pakistan Girişimi'ne tutarlı bir alternatif oluşturdu.
İzleyen aylarda PKRC, HKP ve müttefik oluşumlar arasındaki ittifak; Depalpur Pencap ve Sindh genelindeki büyük çaplı toplantılarla Nisan 2025'teki Uluslararası Köylü Mücadelesi Günü de dahil olmak üzere ülke çapında seferberlikler düzenledi. Bu eylemler, tarım krizini daha geniş örneklerle açıkça ilişkilendirdi: Hükümetin kurumsal tarımı teşviği, İndus Nehri üzerinde alt havza bölgelerini sulama suyundan mahrum bırakma tehdidi oluşturan kanalların inşası ve Pakistan'ın tarım nüfusunun çoğunluğunu oluşturan küçük çiftçiler yerine, büyük toprak sahiplerini ve kurumsal çıkarları sistematik olarak desteklemiş olan IMF tarafından dayatılan yapısal uyum programları.
Bu mücadelelerin temelinde, partinin programlı şekilde ilerlettiği yapısal bir ekonomik analiz vardı. Parti, işçilerin çok fazla şey talep etmesinden değil; elitlerin üretken yatırımları terk edip toprak, maden kaynakları, hisse senetleri ve gayrimenkul spekülasyonuna yönelmesinden ötürü Pakistan'ın "erken sanayisizleştiğini" savunuyordu. Son zamanlarda parti, Pakistan'daki mevcut askeri destekli hükümete karşı geniş bir cephe oluşturmak için ülkenin ana muhalefet ittifakı olan Tehreek-Tahaffuz-e-Aaine-Pakistan'a (Anayasanın Korunması Hareketi) katıldı. On yıllarca süren izolasyonun ardından Pakistan Solu, ülkenin ana akım politikasına girdi. Yine de partinin odağı, politik temel olarak ülke genelinde güçlü ideolojik kadrolar oluşturmak olmaya devam ediyor.
Bu faaliyetler boyunca HKP, açık uluslararasıcı taahhütlerini sürdürdü. Parti; Filistin ve Lübnan'la dayanışma içinde düzenli protestolar düzenledi, İran'ın Siyonist-emperyalist saldırılara karşı direnişine koşulsuz destek verdi, Çin'e karşı yeni soğuk savaşa karşı mücadele verdi, Küba ile dostluğunu ifade etti ve kendisini değişen küresel düzende Pakistan'ın yerinin daha geniş bir analizine konumlandırdı. Bu uluslararasıcılık, sömürüye karşı yerel mücadelelerin küresel emperyalizm ve direniş örnekleriyle bağlantılı olduğu teorik anlayışını yansıtıyordu. Devrimci bilincin inşası; politik ufukları ulusal sınırlarla sınırlandırmak yerine, bu bağlantıları anlamayı gerektirmektedir.
Haqooq-e-Khalq Partisi'nin ortaya çıkışı ve gelişimi, yirmi birinci yüzyıl kapitalizmi koşullarında devrimci stratejinin çağdaş anlayışına önemli bir katkı sunmaktadır. Partinin Chungi'deki deneyimleri; geçmiş mücadelelerin tarihini inceleyerek ve teorik içgörüleri işçi sınıfının toplu gücünü inşa edecek şekillerde çağdaş koşullara uygulayarak günümüzdeki yapısal değişime ulaşmanın tek geçerli yolu olduğunu pratik kanıtlarla göstermektedir.
HKP'nin stratejik yaklaşımı; burjuva partileri ve himaye ağları tarafından domine edilen resmen demokratik politik sistemler içinde faaliyet gösteren devrimci hareketlerin karşılaştığı temel soruları ele almaktadır. Ana akım politik söylemin sistematik olarak sınıf analizini dışladığı toplumlarda, işçi sınıfı siyasi bilinci nasıl geliştirilebilir? Devrimci organizasyonlar, acil maddi ihtiyaçlarla meşgul olurken uzun vadeli stratejik vizyonu nasıl koruyabilirler? Yerel organize olma çabaları, somut mücadelelerdeki temelini kaybetmeden, daha geniş dönüştürücü projelerle nasıl bağlantı kurabilir?
Kendinden önceki birçok radikal hareket gibi HKP de cevapları; işçi sınıfı öznelliğini yeniden inşa etme ve yeniden ileri sürmeye dair uzun vadeli görevle diyalektik olarak ayrılmaz bir bütün olarak gördüğü, sabırlı topluluk organizasyonu çalışmasında bulmuştur. İnsanlar bir kanalı temizlemek veya bir klinik inşa etmek için seferber edilir. Bu süreçte yaşam koşullarını değiştirmek için beceriler, kapasiteler ve güven geliştirirler. Sömürü yaşayan paramparça olmuş bireyler, artık yöneten sınıfın keyfine bağlı olmayan siyasi özneler olarak işte bu şekilde harekete geçerler. Bu, devrimci inşanın döngüsüdür; sosyalizm ve demokrasi böylece inşa edilir. Bu ne basit bir süreçtir ne de insanların mükemmel bir biçimde "sosyalist" veya "komünist" olarak şekillendiği siyasi öznelerle ilgilidir. Bunun aksine, insanların politik inşa eyleminin bizzat kendisi tarafından şekillendirildiği ve dönüştürüldüğü diyalektik bir süreçtir.
