Cuba

Küba’ya Yalnız Olmadığını Göstermek İçin Nuestra América Yardım Konvoyu’na Katıldım

Jeremy Corbyn, yoğunlaşan ABD ablukasının Küba’da nasıl karartmalara, hastanelerde elektrik kesintilerine ve  gündelik sıkıntılara yol açtığını ve neden bu kuşatmayı kırmak için uluslararası bir konvoya katıldığını açıklıyor.
Venezuela başkanının gözaltında alınmasından sonra ABD; Venezuela petrolünün Küba’ya ulaşmasını yasakladı, nakliyeleri askıya aldı ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere gümrük vergileri koydu. Corbyn, kesintiler arasında mücadele veren personelin olduğu bir kanser hastanesine tıbbi malzemeler de dahil olmak üzere insani yardım dağıtan uluslararası bir Progressive International konvoyunun bir parçası olarak Küba’ya seyahat etti. Bu makalede, Avrupa hükümetlerini  kendi petrol tankerlerini göndererek ABD’ye meydan okumaya çağırmakta ve ablukanın amacının Kübalıları teslim olmaya zorlamak olduğunu ifade etmektedir.

Arabayı Havana’ya doğru sürerken şehrin çoğu karanlıktaydı. Bir haftada ikinci kez olarak Küba’daki 10 milyonu aşkın insan ulusal bir karartma esnasında elektrikten mahrum bırakılmıştı. Bazı yerlerde insanların 14 saat elektriksiz kaldığı bize söylenmişti.

Bu, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Küba’ya uygulanan hukuksuz ve insanlık dışı karartmanın insan gerçekliğidir. Küba, 60 yıldan fazladır ABD ambargosu altındadır; sadece iki ülke arasındaki karşılıklı ticareti engellemekle kalmayıp, Küba’yı dünyanın geri kalanından soyutlamaya da çalışan bir ambargo. 

Bu yılın Ocak ayına kadar Küba Venezuela’dan petrol indirimli bir fiyata alıyordu. Ancak Venezuela başkanı Nicolás Maduro’nun yasadışı alıkonması ve hapsinden sonra Trump, Küba’ya giden petrol nakliyelerini ve Karayip Denizi’nde kesişen gemileri ele geçirerek Venezuela petrolünün Küba’ya gitmeyeceğini beyan etti. 

29 Ocak’ta Küba’yı “olağandışı ve fevkalade bir tehdit” olarak nitelendiren Trump, Küba’ya doğrudan veya dolaylı olarak petrol tedariğinde bulunan ülkelere yeni gümrük vergileri uygulayarak etkin biçimde toplu bir petrol ablukası başlattı. Helms-Burton Yasası’nın çok ciddi şekilde yorumlayan Trump, Küba’yla ticaret yapan hiçbir ülkenin Amerika Birleşik Devletleri’nde herhangi bir şekilde ticaret yapmasına izin vermemektedir. Açıkça bu, örneğin Küba’daki enerji arzı endüstrisine yatırım yapmak isteyebilecek herhangi bir Avrupa şirketi için büyük bir caydırıcı etkendir. 

Bu yasadışı ablukanın sonuçları vardır. Evlerde donmış gıdalar tükeniyor. Fabrikalar çalışamıyor. Okullar eğitim veremiyor. Hastaneler çalışamıyor. Şehrinde arabayla veya otobüsle seyahat etmek kadar basit bir şey bir anda namümkün hale geliyor. Petrol için kara borsa fiyatları galon başında 40 dolara (kabaca litre başına 10 paund) ulaştı. Yalnızca kenarda nakdi olanlar yakıt alabiliyor. Milyonlarca insan için normal yaşam çok çok zor.

İşte bu nedenle Küba’daki insanlara önemli insani yardım dağıtmaya adanan uluslararası bir birey ve organizasyon koalisyonu olan Nuestra América konvoyuna katıldım. Progressive International tarafından organize edilen delegasyon, 30 farklı ülkeden gelen temsilcilerden oluşuyordu. Küba dünyanın geri kalanı için sıklıkla oradaydı. Şimdi ise dünyanın geri kalanı Küba için oradaydı. 

Yardımı iki payda dağıttık. İlki John Lennon Park’ın yakınlarındaki bir dayanışma merkezineydi; burada daha sonra o gün Kübalı öğrenciler, umut dolu ve ikonik şarkı Guantanamera da dahil olmak üzere geleneksel Küba müziğinin muhteşem yorumlarını icra ederek bir müzik konseri düzenlediler. 

İkincisi Küba Kanser Hastanesi’ne idi. Richard Burgon MP, Küba Dayanışma Kampanyası’ndan Natasha Hickman ve ben; Küba’da bulunması çok zor olanlar da dahil olmak üzere ekipman ve ilaçlarla dolu çok sayıda kocaman bavulu teslim ettik. Sağlık çalışanları, gelen hastaları tedavi etmeleri için ihtiyaç duydukları ekipmanın tükendiği bir ablukada çalışma stresini anlattılar. Hastane çok iyi çalışıyordu ancak sebep olunan kıtlık nedeniyle muazzam bir zorluk altındaydı. Genelde hayat kurtarıcı bakım için gereken yedek jeneratörleri çalıştıramıyorlardı. 

Ziyaretin amacı iki yönlüydü. Biri, Kübalılara acil insani yardımı dağıtmak. Diğeri ise ablukaya son vermek üzere harekete geçmek, ablukanın kırılabileceğini göstermek ve ABD hükümetine herşeyin kendi istedikleri gibi olamayacağını kanıtlamak. Kübalılara destek olmak, cezalandırıcı politikalara karşı gelmek ve her ulusun kendi geleceğini gözdağından uzak şekilde yaşaması, iyileştirmesi ve belirlemesi hakkını talep etmek için oradaydık. 

Küba’yı hayatım boyunca destekledim. 1959 yılında Fidel Castro Havana’ya girdiğinde, annem gelip beni uyandırdı ve “Fidel Havana’da” dedi. Küba’yı ilk defa 1986’da ziyaret ettim ve sonrasında üç defa daha gittim. Özellikle oğullarımdan biriyle Küba’da güzel hatıralarım vardı. 60 yılı aşkın süredir yasadışı bir ablukada hayatta kalmış ve buna dayanmış Kübalılara büyük saygı duyuyorum. 

Seyahatimizde Küba’ya yaşatılan büyük kısıtlama ile Kübalıların ayakta kalmaya ve gelişmeye çalışmak için keşfettiği yenilikçi yolları anlatan başkan Miguel Diaz ile önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Bizlere elektrik üretimi için güneş ve rüzgara yatırıma giderek artan ihtiyaçtan bahseden bakanlarla tartışmalar düzenledik. Küba’nın enerji bağımsızlığını garanti altına almak amacıyla ekipman alımı ve enerji tedarik sistemini yenilemek 14 milyar dolar tutacaktır. 

Trump’ın ablukası, dünyadaki ulusal bağımsızlığa ABD tarafından gerçekleştirilen çok daha geniş ölçekteki saldırının bir parçası olarak görülmelidir.  Venezuela, İran ve Küba’da yapmış oldukları gibi kendilerine hak gördükleri müdahele, her açıdan uluslararası hukuka tamamen karşıdır. Trump her nasılsa güney yarımkürede meydana gelen her olayın Birleşik Devletler’i ilgilendirdiğine inanmaktadır. İlgilendirmiyor. Trump dünyaya kazandığını söylüyor. Kazanmıyor. Dünyadaki tüm ahlaki ve yasal argümanı kaybetmiş durumda. 

Oradayken birçok kişi bana şu soruyu sordu: ABD gerçekten Küba’nın ne yapmasını istiyor? Birleşik Devletler tarafından Küba hükümetine yapılan bir talep yok. Bunun yerine Küba’nın kötü bir yer olduğu ve bu yüzden şimdiye kadar uygulanan en büyük yaptırımları hak ettiğine dair ablukaya eşlik etmesi genel bir savdır. 

Küba’nın suçu; kamu hizmetleri geliştirmesi, evrensel bir sağlık bakımı hizmeti oluşturmuş olması ve beklenen yaşam süresini Birleşik Devletler’e denk veya ondan daha yüksek bir seviyeye yükseltmesidir. ABD ablukası sadece Küba'yı boğmaya çalışmıyor. Küba örneğini boğmaya çalışıyor. 

BM Genel Toplantısı’nda her yıl çoğunluk oylarını yaptırıma karşı kullanıyor ve sonra bununla ilgili hiçbir şey yapılmıyor. Britanya, Fransa, Almanya ve diğerleri petrol teslimi için bir petrol tankerinin Küba’ya gitmesi emrini verdiğinde, ABD cidden bu petrol tankerini bombalar mı? Gerçekten geçişini durdurur mu? Hükümetimizin kendine bile bu soruyu soramayışı, politik korkaklığının ve ahlaki çöküşünün kanıtıdır. 

Ayrılmamdan önceki gece, Küba için bir acil durum fon yaratımının parçası olan seçmen kitlemde harika bir müzik etkinliği düzenledik. Bu etkinlik, dünyada Küba için dayanıklılığın ve dayanışma kapsamının kanıtıydı. Yasadışı ablukanın amacı açıktır: Kübalıları teslimiyete mecbur kılmak. Başarılı olamayacaklar. ABD her ne kadar aksini istese de Küba yalnız değildir.   

Jeremy Corbyn, Islington North’tan bağımsız milletvekilidir.

Available in
EnglishSpanishPortuguese (Brazil)GermanFrenchTurkishHindiItalian (Standard)
Author
Jeremy Corbyn
Translators
Gulay Baran and ProZ Pro Bono
Date
08.04.2026
Source
Novara MediaOriginal article🔗
CubaImperialism
Progressive
International
Privacy PolicyManage CookiesContribution SettingsJobs
Site and identity: Common Knowledge & Robbie Blundell